Şeyh İbrahim Gülşeni Hz.
Şeyh İbrahim Gülşeni / Abdurrahman, Huysuz Baba Sk. No:1, 22100 Edirne Merkez/Edirne Yol Tarifi Al

Şeyh İbrahim Gülşeni Hz.

Mehâmmü’l-Fukahâ müellifi Mevlânâ Mehmed Kâmî Efendi’nin pederidir. Manisa’da sâkin Semerci Dede demekle şehîr bir pîr-i rûşenzamîrin veled-i hayrü’l-halef-i hıred-mendi tarîk-i Gülşenî’den Dervîş İbrâhîm Efendi’dir. Eğri Fâtîhi Sultân Mehmed Hân şehzâdelikleri hâlinde
Manisa’da mutasarrıf-ı imâret iken gülberg-i mîzâc-ı latîfleri hazân-zede-i hastegî oldukta ol pîr-i rûşen-zamîrin te’sîr-i nefes-i bür’ü’s-sâ‘alarından
şifâ-yâb olurlardı. Badehû serîr-ârâ-yı cihândârî olup Eğri Seferi’ne
teveccüh-i hümâyûnları esnâda Edirne’de mîzâc-ı letâfet-imtizâcları şikest
oldukta “Semerci Dedeciğim gel beni oku” diye hatt-ı hümâyûn irsâliyle Edirne’ye davet olunmuş idi. Ol takrîble Edirne’de ikâmet ve teehhül etmekle 1007 târîhinde sâhib-i terceme sâha-i vücûda vaz‘-ı kadem eyleyip sinn-i temyîze resîde olduklarında meşâmm-ı cânlarına bûy-ı fenâ vezân 1474 20. Yüzyıla Kadar Osmanlı Ediṙ ne’si olmakla tarîkat-i aliyyenin birine intisâb ve ol zevkten neşne-yâb olmak ârzûsuyla halvet-serâ-yı hâbda azîmet-güzîn ve tarîkat-i istihâlede encâmbîn
olduklarında kendilerin bir sahrâ-yı pehnâda görüp mânend-i serv-i revân üç alem nümâyân olup her birinin altında bir pîr-i rûşen-zamîr ve verâlarında dervîşân-ı kesîr zâhir oldu. Meğer ol pîrlerin biri hazret-i Mevlânâ ve biri Hacı Bektâşi Velî ve biri Şeyh İbrâhîm Gülşenî hazerâtı idi. Mülâkî olduklarında hazret-i Mevlânâ ile Hacı Bektâş-ı Velî Şeyh İbrâhîm Gülşenî’ye “bu dervîş sizin hem-nâmınızdır size münâsibtir”
diye işâret etmeleriyle onlar dahi “gel oğul” diye iltifât gösterip dest-bûs-ı bey‘atleriyle müşerref olurlar. Hâbdan bîdâr olduklarında Edirne’de sâkin tarîk-i Gülşenî meşâyihinden Veli Dedezâde Şeyh Mehmed Efendi’den ahz-ı dest-i inâbet ve dâhil-i halka-i cem‘iyyet olmuş idi. Bir müddet sonra İstanbul’a gidip Emîr Buhârî şeyhi Es-seyyid Fazlu’llahü’n-Nakşibendî ile üç sene mikdârı sohbetten sonra bir def ‘a râcilen ve bir def ‘â râkiben ihrâm-bend-i azîmet-i beytu’llâhi’l-harâm ve edâ-yı nüsk-i islâm etmişler idi. Badehû ârzû-yı seyâhât ile “er-refîku sümme’t-tarîk”2 mazmûnuna
binâen Bağdâd’ta Dervîş Kâni‘î nâm bir merd-i hudâ-yı refîk olup İsfahân’da Şeyh Bahâü’ddin nâmında melâmiyeden bir merd-i kâmilin sohbeti ârzûsuyla memâlik-i Acem’i tamâmen geşt ü güzâr ettikten sonra yine cânib-i gül-zemîn-i Edirne’ye vâsıl olduklarında çirkâb-ı ülfet-i dünyâdan
dâmen-keşîde olup otuz sene mikdârı uzlet-güzîn ü seccâde-nişîn olmuşlar idi. Bu hâl üzere sübha-şümâr-ı eyyâm ü leyâl iken 1100 târîhinde dâr-ı
fenâdan rıhlet ü âlem-i ukbâya azîmet eyleyip tarâvet-şiken-i gülşen-i hayât ve kadem-zen-i gülistân-ı cennât-ı âliyât oldular. Edirne’de Uzun Kaldırım’da Huysuz Baba Türbesi karşısında Uzun Mezarlık’ta Celvetî şeyhi Abdülbâkî Efendi’nin kabri ittisâlinde defn olundular. Kabrinde hutûtdan ârî nokta tâşları merkûzdur. Necl-i necîbleri Kâmî Mehmed Efendi hazretleri ber vech-i ta‘miye bu gûne târîh demişlerdir. Târîh Pîr-i rûşen-dil ü dervîş-nihâd İbrâhîm İntikâl eyleyicek derd ile giryân oldum Âh pey-der-pey mir’ât-ı zamîrimde görüp Âkıbet iki gözüm yaş ile dolmuş buldum Târîhin tarîk-i istihrâcı. İki def ‘a âh lafzı ki pey-der-pey ola tasarrufta âhın peyi ki hâ der pey olunca (5511) olur. Mir’ât-ı zamîrde aks olunca (1155) gözler dolunca (1100) olmak üzere tasarruf kılınmıştır. Sinn-i 2 Önce arkadaş sonra yol. RİYÂZ-I BELDE-İ EDİRNE 1475 şerîfleri doksan üçe bâliğ olmuş idi. Kerâmât-ı aliyye ile meşhûr bir pîr-i mu‘ammer-i mübârek-nefes nice tâlibîne [s.302] müderris-i müteşerri‘ ve riyâzet-i i‘tiyâd idi. Mahlastan ârî İbrâhim ismiyle eş‘ârı Ravzatü’şşuarâ’dadır.

Kaynak: Riyâz-ı Belde-i Edirne  2-1 Cilt

PAYLAŞ
Bu türbenin görüntülenme sayısı 333